Otele girildiğinde önce gözler çalışır: lobinin dekoru, ışıklandırması, çiçek düzenlemeleri ve personel üniforması misafir algısını hızla biçimlendirir. Ardından kulaklar devreye girer; çalınan müzik veya ortam gürültüsü konfor algısını etkiler. Bir süre sonra otelin kendine özgü kokusu hissedilir ve en son dokunma deneyimi—havludan yatağa kadar uzanan doku—konaklama izlenimini tamamlar.