The Grand Tarabya, tarihi mirasını çağdaş lüks anlayışıyla yeniden yorumluyor. Otelin yönetimini üstlenen Uğur, otuz yılı aşan uluslararası otelcilik birikimini The Grand Tarabya’nın köklü kimliğiyle buluşturarak misafir deneyimini ve hizmet kalitesini öne çıkarıyor. Bu yaklaşım, otelin gastronomi teklifleri ve kişiselleştirilmiş hizmet anlayışında somutlaşıyor.
Food in Life için kaleme alınan metinde Uğur’un Londra’dan Dubai’ye ve Çin’den İstanbul’a uzanan kariyer rotasının otel yönetimine taşıdığı perspektif vurgulanıyor. The Grand Tarabya Managed By Accor adı altında yürütülen operasyonlarda geçmişin izleri korunurken, geleceğe dönük lüks standartları uygulanıyor; bu sayede otel, İstanbul’un yükselen lüks turizm segmentinde farklılaşmayı hedefliyor.






